• TurkishEnglishGermany

BİZDEN HABERLER

Öğrencilere Prof. Dr. Fuat Sezgin anlatıldı

Karabük Belediyesi tarafından “2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” münasebetiyle “Bilimsel Mirasımız, Gelecek Tahayyülümüz ve İslam Medeniyetinin Dünya Medeniyetine Katkıları“ konulu konferans düzenlendi. Konferansa; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu ve Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Bilal Erdoğan, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya ve Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Koordinasyon Başkanı ve Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersan Aslan konuşmacı olarak katıldı.

Karabük Belediyesi Konferans Salonunda düzenlenen konferansa; Karabük Valisi Fuat Gürel, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, Sağlık Müdürü Mehmet Sarı, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Galip Sökmen, Ticaret Müdürü Feridun Karataş, KOSGEB Müdürü Serhat Saygın, Bilim ve Sanayi Müdürü Selahattin Emirsüleymanoğlu,  İŞKUR İl Müdürü Coşkun Güven, Belediye Meclis Üyeleri, siyasi partilerin yöneticileri ve il genelinden lise öğrencileri katıldı.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili konferansın açılışında yaptığı konuşmada; “ Karabük Belediyesi olarak önümüzdeki 4 yıl içerisinde gençlerimizi tarihçilerimizle, bilim insanlarımızla ve gazetecilerimizle buluşturacak programlar düzenleyeceğiz. Bu programlarımızın ilkini bugün gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyonumuzda bizlerden desteklerini esirgemeyen Sayın Valimiz Fuat Gürel’e, vakıf yöneticilerimiz Sayın Bilal Erdoğan ve Sayın Mecit Çetinkaya’ya ve siz değerli gençlerimize teşekkür ediyorum. Sevgili gençler; bu tür toplantılarda duyacağınız bir cümle belki de yaşam tarzınızda büyük farklılıklar ortaya çıkartacak ve hatıralarınızda yer alacak. Yine bu tür toplantılarımızın sonucunda belki de dünyaya bakış açınız çok farklı bir hale gelecek ve geleceğiniz Türkiye’sinin yapılanmasında Karabük gençliği olarak çok önemli roller oynayacaksınız” dedi

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya ise yaptığı konuşmada, Sezgin’in hayatını anlatırken; “Sayın Rafet Vergili Başkanım bu programı yapmayı teklif ettiği zaman ben üniversite öğrencileri için yapmasını önermiştim. Ama o benden daha iyi düşündü ve ‘Üniversitede bu tür programlar zaten yapılıyor’ dedi, özellikle sizleri istedi. Sayın Başkanımıza bu nedenle de ayrıca teşekkür ediyorum, gerçekten haklıydı” cümleleriyle duygularını paylaştı.

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Bilal Erdoğan ise yaptığı konuşmada, İslam Medeniyetinin ve Müslüman bilim insanlarının dünya bilimine ve insanlığına yaptığı katkıya vurgu yaparken şunları söyledi; “Elbette batı şu anda; bilimde, fende, teknolojide dünyada en ileri noktadadır. Bugün, Çin’in batı ile bir rekabeti var, Japonya artık teknolojide batının bir parçası kabul ediliyor. Hindistan yazılım sektöründe ileri seviyelerde ve uzaya bir araç gönderdiler ancak inişte bir problem yaşadılar, şu anda Hindistan uzay çalışmalarında da ilerledi. Doğunun yeniden bir gelişme içerisinde olduğunu görsek de, batının geçtiğimiz 200 yıla bilim ve teknolojide damgasını vurduğunu biliyor ve bunu kabul ediyoruz. Peki, ondan önce ne vardı?

Bugün penisilin’den bahsediliyor, ilk uçan Wright kardeşler konuşuluyor, bunların hepsinin ilham aldığı isimler Müslüman bilim insanları. Ama ne yapılmış? Batı bunları referans vermeden atlamış. Aslında batının akademik literatüre kazandırdığı en büyük kazanımlardan bir tanesi, bir metodolojidir. O da nedir, birisinden atıf yaparak bir fikri kullanıyorsanız ona hakkını vermektir. Bu ne yapar, bilim dünyasında bir saygı, bir bütünlük ve bir adalet sağlar. Ama maalesef batılı bilim insanları Müslüman bilim insanlarına bu hakkı tanımamışlar. Geometrinin babası falanca Müslüman bilim insanıdır, Kimya’nın en önemli ismi şu Müslüman bilim insanıdır şeklinde atıfta bulunmamışlar. Ama Fuat Hoca aşağı yukarı 800’lü yıllardan itibaren bilimde en önde olan Müslüman bilim insanlarını anlatmış, nasıl bunların batıya aktarıldığını belgelendirmiş. İşte Amerika’nın keşfi. Fuat Hoca şunu ispat ediyor; Kristof Kolomb’un yaşadığı Portekiz ve Avrupa o dönemde oraya gidecek bilgiye sahip değil diyor. O dönemde haritaları ölçekli olarak yapabilen sadece Müslüman bilim adamları vardı. Yani dolayısıyla önceden Amerika’ya giden birisini yanına almış olması lazım, ya da o yolu bilen biri yanında olması lazım. Nitekim referanslarla ve haritalarla bunu ortaya koyuyor. Mesela o dönemde batının kullandığı bazı haritaların Müslüman bilim adamlarının haritalarının kopyaları olduğunu ispatlıyor. Çünkü o dönemde batıda o matematik bilgisi yok diyor, o coğrafya bilgisi yok diyor, bunlar sadece Müslüman ve Arap denizcilerde var diyor. Ha nedir, biz keşfettiysek keşfettik, keşfettikte ne oldu, batılılar gitmişler ve Amerika’nın ekmeğini yemişler. Buradaki derdimiz şu; biz zirvedeydik, yeniden zirvede olabiliriz. Nitekim Müslüman bilim adamları eski Yunan bilim adamlarını okumuşlar, Aristoları okumuşlar, Platonları okumuşlar, önce onları Arapçaya çevirmişler, sonra onun üzerine inşa etmişler. Bilim, batının, şunun bunun malı değil, bilim tüm insanlığın ortak malı. Müslüman bilim adamları bulabildikleri her şeyi okumuşlar. Peygamber efendimiz ne demiş, ‘İlim Çin’de bile olsa gidin alın’ demiş. Allah’u Teala Kur’an-ı Kerimde ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu’ buyurmuş. Dolayısıyla Müslüman bilim adamları dinimizin bize yüklediği bir misyonla ilimle hayatlarını geçirmişler, batıdan, eski Yunan’dan aldıklarının üzerine bilimi geliştirmişler, ondan sonrada batı, o zenginliğin, o muazzam birikimin üzerine kendisi inşa etmeye başlamış. Ben bir dönem doktora için İtalya’da Bologna’da bulundum. Orada meşhur bir ortopedi enstitüsü vardı. O enstitünün bir önceki merhum müdürü çok zengin bir eski kitap koleksiyonunu enstitüye kazandırmış. Bende orada bulunduğum dönemde bir ortak tanıdık vasıtasıyla o koleksiyonu görmek istedim. Direktörün makam odasının en merkezinde, kocaman bir kürsüde dev bir kitap. Dedim ki, herhalde en önemli kitap bu ki, bunu buraya koymuşlar. Gittim baktım ki İbn-i Sina’nın El-Kanun fi’t-Tıb eserinin matbaanın icadının ilk 10 yılında basılmış bir kopyası. İnanabiliyor musunuz? Batılılar matbaayı 1470’lerde kullanmaya başlıyorlar, biz o treni de kaçırıyoruz, ama matbaada ilk bastıkları eserlerden bir tanesi, İbn-i Sina’nın 300 yıl önce yazdığı bir tıp kitabı. Ve bu kitap 300 yılı aşkın bir süre batıda okutuluyor. Yani batı tıpta bu geldiği yerleri bir Müslüman bilim adamına borçlu. Ama ne yapmış, onun eserini çevirmiş, okumuş. Dolayısıyla ‘armut piş, ağzıma düş’ yok. Eğer ilerlemek istiyorsak, teknolojide çağı yakalamak istiyorsak, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak istiyorsak, dünyada güçlü bir millet, güçlü bir Türkiye olmak istiyorsak, kısa yol yok, kolay lokma yok, çalışmak var, gayret var, emek var. Zahmetsiz rahmet olmaz, emeksiz yemek olmaz. Fuat Hoca hayatını ilme vakfederek bize bu özgüveni kazandıracak eserleri delilli bir şekilde bizlere verdi. Sizlerde kendinize iddialı hedefler koyun. Karabük’ün ve Türkiye’nin sınırlarını aşan hedefleri kendinize koyun. Çünkü bu millet bunu hak ediyor, bu ümmet bunu hak ediyor. Batı, matbaayı ve medyayı kurduktan itibaren dünyaya Türklerle ilgili negatif bir algı pompalamış. Bu dönemde de Türkiye ile ilgili bunları yaşıyoruz. Dünya medyasında ülkemiz ve cumhurbaşkanımızla ilgili ne tür tezviratların, ne tür yalanların dolaşıma sokulduğunu ben bilirim. Sizde araştırırsanız göreceksiniz. Niye? Türkiye’yi Kurtuluş Savaşı’ndan önce işgal edemeyenler, kimler, unutmayalım diye sayıyorum; Yunan vardı, Fransız vardı, İngiliz vardı, İtalyan vardı, bunlar bugünkü Türkiye topraklarını işgal etmek için askerleriyle buradaydı, bunları sakın unutmayın. Bunları size dost diye, müttefik diye kimse yutturmasın. İşgal edemeyince farklı bir yönteme yeltendiler. O nedir, koca bir milleti aşağılık kompleksine sokmak. Sen yapamazsın dedirtmek, aydınlarını bu komplekse sokmak. Bizim aydınlarımız daha düne kadar ‘Biz yapamayız, biz edemeyiz, biz şuna baş kaldıramayız, İsrail’e dikkat et, Amerika’nın dediğini yap, Avrupa’ya üye ol’ şeklinde aşağılık kompleksini destekleyen tavırlar içerisinde oldular. Böyle aydın olursa adamın seni işgal etmesine gerek kalmaz ki. Dolayısıyla bu aşağılık kompleksini kırıp, kafamızı kaldırıp, kendimize ve milletimize çok büyük hedefler koymak zorundayız, onun içinde çok çalışmak zorundayız. Sayın Belediye Başkanımıza ev sahipliğinden dolayı, Sayın Valimize desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum

Konferans daha sonra, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in hayatını anlatan film gösterimi ve Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Koordinasyon Başkanı ve Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersan Aslan’ın Sezgin’in bilimsel çalışmalarını anlatan sunumu ile devam etti.

Yaklaşık 2 saat süren etkinlik, Vali Fuat Gürel ve Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin, Bilal Erdoğan, Mecit Çetinkaya ve Prof. Dr. Ersan Aslan’a plaket takdimi ile son buldu.

admin

Bu yazarın açıklaması maalesef yok.

BENZER YAZILAR

Konserve Fabrikasının Temeli Atıldı

Bolu çiftçi ine, ekonomiye ve i tihdama önemli katkılar ağlayacak Bolu Belediye i Kon erve Fabrika ı’nın temel atma töreni gerçekleşti Törende konuşan Bolu Belediye Başkanı Tanju...

Safranbolu’da Festival Zamanı

22’inci Altın Safran Belge el Film Fe tivali 16-18 Eylül tarihleri ara ında gerçekleşti Profe yonel kategoride Ulaş To un'un belge eli en iyi film eçildi Kültürel değerlerin kültürel...